NEO-LİBERALİZM VE NEOLİBERALİZMİN İNŞAASI
Neo Liberalizm emek güçlerine ve tüm diğer muhalf güçlere karşı kapitalist sınıfın iktidarını ayağa kaldırma,sağlamlaştırma ve merkezileştirme amaçlı bir projedir. Bu siyasi proje devletin pek çok işlevinin ya da tüm işlevlerinin,kapitalist sınıf çıkarları uğruna ele geçirilmesini ya da o çıkarlara tabi kılınmasını gerektirir. Neo liberalizm herşeyden önce politik,ekonomik pratikler teorisidir.Bu teori insan refahını arttırmanın en iyi yolunun,güçlü özel mülkiyet hakları,serbest piyasalar ve serbest ticaretin temel aldığı bir kurumsal çerçeve içerisinde,bireysel girişim,beceri ve hürriyetlerini serbest bırakma olduğunu iddia eder.
Yani"bırakınız yapsınlar,bırakınız geçsinler" Özel mülkiyet hakkını(fabrika ve ya üretim tesislerini) güvence altına alarak,piyasaların düzgün işleyişini gerekirse zorla garantilemek için gereken ordu,savunma,eminiyet ve hukukla ilgili yapı ve işlevleri düzenlemek.
Neo liberalleşme süreci pek çok yaratıcı yıkımı beraberinde getiriyor.İş bölümleri,sosyal ilişkiler,yaşam biçimleri,düşünce şekilleri,toprağa bağlılıklar ve en derin alışkanlıklar da yıkılıyor.(Benim memurum işini bilir.Devletin malı deniz.Helal olsun kafasını kullanmış)
Neo liberalizm bir ülkeye 2 yolla girer.
a-Ya darbe ile(Şili,Meksika,Arjantin ve Filipinlerde olduğu gibi)
b-Ya da kendisine bağlı bürokratlar sayesinde(Türkiye'de bu iki yol da gerçekleşmiştir)
İnsanın temelini "SAĞDUYU" denilen ortaklaşa sahip olunan anlayış oluşturur.Sağduyu bölgesel ya da ulusal geleneklerde genellikle derinlere kök salmış,eski kültürel sosyalleşme pratiklerinden inşa edilir.(bağnazlık gibi.Aklıselim karşıtı)
Dolayısıyla sağduyu,gerçek sorunları kültürel önyargılar altında saklayan ya da bulanıklaştıran,son derece yanıltıcı bir şey olabilmektedir.Başka şeyleri maskelemek için kültürel ve geleneksel değerler örneğin;din ırkçılık,kadı venın toplumdaki yeri,kominizm,göçmenler,ötekleştirilenlere dair korkular seferber edilir.
Şili,Meksika,Arjantin gibi ülkeleri darbelerle halletti.Gelişmekte olan diğer ülkeler,kredilerle ağır borçlar altına girmeye teşvik edildi.Hem de yüksek faiz oranlarıyla.Parayı verdiler ancak kısa sürede geri çektiler.Borç ve dövizsiz kalan ülkeler tekrar para için başvurdular.Bu sefer onlara İ.M.F(uluslararası para fonu) yi gösterdiler.İMF zaten bunun için kurulmuştu. İMF gelişmekte olan ülkelerden şu şartları koştu.
1-Her leyi özelleştireceksin.
2-Sendikal yasaları değiştireceksin.
3-Asgari ücreti getireceksin,çok az yükselteceksin. 4-Emekli ikramiyesini kaldır.
5-Emekliliği özelleştir.
6-Emekliler için gerekirse fon hazırla ve bu fonları sermaye kesime kullandır.
7-Eğitimi Meta haline getir.
8-Sağlığı meta haline getir.
9-İşçilerden yol parası ve yemek ücretini kaldır. 10-Kooperatifleşmeyi kaldır. 11-Taşeronlaşmayı getir.
12-İşçi büroları kur.
13-Ülkede yatırım yapacak çok uluslu şirketlere(küresel) gümrük muafiyeti.
14-Bu şirketlere kazançlarını dışarıya engelsiz çıkarma hakkı.
15-Merkez bankasının özerk olup bilgilerinin paylaşılması
Neo liberal yola girmek için şirketler,medya,üniversite ve meslek örgütleri kullanıldı.Şirketlerin parası ve desteğiyle kurulan beyin takımları,ele geçirilen medya,bu sistemi savunan entellektüel kişiler özgürlüğün tek garantisi neo liberalizm olduğunu savunan bir fikir iklimi yarattı. Daha sonra bu hareketler ikridarın ele geçirilmesi ile güçlendirildi.Yani ekonomik iktidarın küçük bir seçkin gruba geçmesi için halk desteği gerekti ve belirttiğimiz gibi,din tarikatlar,kominizm ve ötekileştirme korkusuyla elde ettiler.
1970 başlarında ABD petrol akışını eski haline getirmek ve petrol fiatlarını aşağıya çekmek için orta doğuyu bilfiil işgal etmeye hazırlanıyordu.Suidiler bütün petrodolarlarını ABD yatırım bankaları üzerinden döngüye sokmayı askeri baskı altında kabul etti. Bu yatırım bankaları,kendilerini birden devasa fonlar yönetirken buldular.Bu fonlara karlı pazarlar bulmaları gerekiyordu.ABD içinde düşük getirisi olduğu için yurt dışına bakmak gerekiyor ve Hükümetler en güvenli yatırım gibi görünüyordu.Zira hükümetler taşınamaz ve yok olamazlardı.O dönemde gelişmekte olan dünyadaki pek çok ülke fonlara aç ve borç almaya epey hevesliydi.
NEO-LİBERAL DEVLET.
1-Egemenliğin somut dişa vurumu, siyasal iktidardır. 2-Yeni Anayasanın özgürlüğünün sınırı,küresel oligarşinin çıkarları ile sınırlıdır.
3-Küresel sermayenin sektörler,bölgeler ve ülkeler arasında serbest hareketi hayati kabul edilir.Bu serbest hareketin önünü kesen bütün engeller kaldırılmalıdır Örn; gümrük vergileri,vergi ceza ve düzenlemeleri,planlama,çevre sağlığı denetimleri ya da bölgesel başka engeller.
4-Demokratik ve parlementer karar almadan ziyade kararnamelerle yönetim tercih edilir. 5-Hukuk artık egemen sınıfın çıkarları ile örtüşen ve onun sistematik şiddetini muhafaza eden bir toplumsal. ilişkiler sistemidir.
6-Başkalarının düşüncesine saygı duymayan,kendinden olmayanı dışlayan,ayrıştıran,ötekileştiren bir yönetim. 7-Borçların geri ödeme maliyetini halka yükler,zamlar gelir,maaşlar düşer